Günlük düşünce

RUH’U SÖNDÜRMEYİN

Ruh’u söndürmeyin.

1. Selanikliler 5:19

Ruh’un sesi meltem kadar yumuşaktır, öylesine yumuşaktır ki Tanrı’yla kusursuz paydaşlık içinde yaşamıyorsan, onu asla işitmezsin. Ruh’un durdurucu uyarıları olağanüstü yumuşak biçimlerde gelir, O’nun sesini ayırt edecek kadar duyarlı değilsen onu söndürürsün, kişisel ruhsal yaşamın da zarar görür. O’nun durdurucu uyarıları her zaman dingin ince bir ses olarak gelir, öylesine incedir ki kutsal kişiden başkası onları fark etmez.

Kişisel tanıklığında geçmişe dönüp[1] şöyle demek zorunda kalmaktan sakın — "Bir zamanlar, uzun yıllar önce, kurtuldum." Işıkta yürüyorsan, geçmişe dönüp durmak yoktur, geçmiş Tanrı’yla paydaşlığın şimdiki harikasına nüfuz eder. Işığın dışına çıkarsan duygusal bir Hristiyan olur ve anılarla yaşarsın, tanıklığında sert, metalik bir tını bulunur. Işıkta yürüdüğün geçmiş deneyimleri anımsayarak bugün ışıkta yürümeyi reddedişini yamamaya çalışmaktan sakın. Ruh’un durdurucu uyarısı ne zaman gelirse, dur ve meseleyi düzelt, yoksa bilmeden O’nu kederlendirmeyi sürdürürsün.

Tanrı’nın seni bir bunalıma getirdiğini ve neredeyse içinden geçtiğini ama tam geçemediğini varsay, O bunalımı yeniden tasarlayıp düzenleyecektir, ama önceki kadar keskin olmayacaktır. Tanrı’yı daha az ayırt edip itaat etmediğin için daha çok aşağılanacaksın; Ruh’u kederlendirmeyi sürdürürsen, o bunalımın tekrarlanamayacağı bir zaman gelecek, O’nu kederlendirerek uzaklaştırmış olacaksın. Ama bunalımın içinden geçersen, Tanrı’ya coşkulu övgü ilahisi yükselecektir. Tanrı’yı sürekli yaralayan şeye asla duygudaşlık gösterme. Tanrı gitmesi gereken şeyi incitmek zorundadır.

Takvime dön

Her güne Mesih merkezli sakin bir zamanla başlayın.

Abone ol