HENÜZ "NE ZAMAN" NOKTASINA GELDİN Mİ?
“Rab Eyüp’ün tutsaklığını Eyüp’ün dostları için ettiği dua üzerine sona erdirdi.”
Eyüp 42:10
Yakınan, benmerkezci, hastalıklı dua türüne, doğru olmak istediğim yolundaki sabit fikre, Yeni Antlaşma’da hiç rastlanmaz. Tanrı’yla aramı doğru kılmaya çalışmam Kefaret’e başkaldırdığımın işaretidir. "Rab, duamı yanıtlarsan yüreğimi arındıracağım; bana yardım edersen doğru yürüyeceğim." Ben kendimi Tanrı’yla doğru bir ilişkiye sokamam, yaşamımı kusursuz kılamam; ancak Rab İsa Mesih’in Kefareti’ni mutlak bir armağan olarak kabul edersem Tanrı’yla doğru bir ilişkiye girebilirim. Bunu kabul edecek kadar alçakgönüllü müyüm? Her tür haktan vazgeçmeli ve her türlü çabayı bırakmalı, kendi kendime müdahale etmeden kendimi bütünüyle O’nun ellerinde bırakmalı, sonra aracılık duasının kâhinsel işinde kendimi dökmeye başlamalıyım. Pek çok dua Kefaret’e yönelik gerçek bir imansızlıktan doğar. İsa bizi kurtarmaya başlamıyor, bizi kurtardı, iş tamamlandı, O’ndan bunu yapmasını istemek bir hakarettir.
Yüz kat fazlasını almıyor, Tanrı’nın sözüne ilişkin kavrayış edinmiyorsan, dostların için dua etmeye başla, içsel hizmet görevine gir. "Rab Eyüp’ün tutsaklığını Eyüp’ün dostları için ettiği dua üzerine sona erdirdi." Kurtulmuş bir can olarak yaşamının asıl işi aracılık duasıdır. Tanrı seni hangi koşullara koyarsa koysun, hemen dua et, O’nun Kefareti’nin seninkinde olduğu gibi başka yaşamlarda da gerçekleştirilmesi için dua et. Dostların için şimdi dua et; temas ettiğin kişiler için şimdi dua et.