SADAKAT SINAVI
“Tanrı’yı sevenler için her şeyin birlikte iyilik için işlediğini biliyoruz.”
Romalılar 8:28
Tanrı’nın koşulları tasarlayıp düzenlediğine yalnız sadık can inanır. Koşullarımızı böylesine serbestçe kendimize göre kullanırız, Tanrı’nın onları tasarlayıp düzenlediğine inanmayız, inandığımızı söylesek de; olup bitenlere sanki insanlar tarafından düzenlenmiş gibi davranırız. Her koşulda sadık olmak tek bir sadakatimizin bulunduğu anlamına gelir, o da Rabbimize sadakattir. Tanrı belirli koşullar dizisini birden bozar, onları O’nun düzenlediğini anlamadığımız için O’na sadakatsiz olduğumuzu fark ederiz; O’nun neyin peşinde olduğunu hiç görmedik, o belirli şey yaşamımız boyunca bir daha asla tekrarlanmayacaktır. Sadakat sınavı her zaman tam orada gelir. Sınayıcı koşullarda Tanrı’ya tapınmayı öğrenirsek, O seçtiğinde onları iki saniyede değiştirecektir.
İsa Mesih’e sadakat bugün "aşıp geçemediğimiz[1]" noktadır. İşe, hizmete, herhangi bir şeye sadık oluruz, ama bizden İsa Mesih’e sadık olmamızı istemeyin. Birçok Hristiyan İsa’ya sadakatten söz edilmesine son derece tahammülsüzdür. Hristiyan işçiler Rabbimizi dünyadan çok daha kesin biçimde tahtından indirirler. Tanrı insanları bereketleyen bir makineye dönüştürülür, İsa Mesih de işçiler arasında bir İşçi yapılır.
Buradaki düşünce Tanrı için iş yapmamız değil, O’na öylesine sadık olmamızdır ki işini bizim aracılığımızla yapabilsin — "Senden en ağır hizmeti bekliyorum, sen hiçbir yakınmada bulunmayacaksın ve Ben hiçbir açıklama yapmayacağım." Tanrı bizi Kendi Oğlu’nu kullandığı gibi kullanmak istiyor.