KİŞİLİK
“Biz bir olduğumuz gibi, onlar da bir olsun.”
Yuhanna 17:22
Kişilik kendimizi herkesten ayrı varlıklar olarak gördüğümüzde kastettiğimiz o kendine özgü, ölçülemez şeydir. Kişiliğimiz her zaman bizim kavrayabileceğimizden büyüktür. Denizdeki bir ada büyük bir dağın yalnızca zirvesi olabilir. Kişilik bir ada gibidir, altındaki büyük derinlikler hakkında hiçbir şey bilmeyiz, dolayısıyla kendimizi değerlendiremeyiz. Başlangıçta bunu yapabileceğimizi sanırız, ama bizi anlayan tek bir Varlık bulunduğunu fark ederiz, O da Yaratıcımızdır.
Kişilik ruhsal insanın özelliği olduğu gibi bireysellik de doğal insanın özelliğidir. Rabbimiz bireysellik ve bağımsızlık açısından asla tanımlanamaz, yalnız kişilik açısından tanımlanabilir, "Ben ve Babam biriz." Kişilik kaynaşır, ancak başka bir kişiyle kaynaştığında gerçek kimliğine ulaşırsın. Sevgi, ya da Tanrı’nın Ruhu bir insana dokunduğunda, o insan dönüşür, artık ayrı bireyselliğinde diretmez. Rabbimiz bireysellikten, insanın "dirseklerinden" ya da yalıtılmış konumundan söz etmedi, kişilik açısından konuştu — "Biz bir olduğumuz gibi, onlar da bir olsun." Kendin üzerindeki hakkını Tanrı’ya bırakırsan, kişiliğinin gerçek doğası Tanrı’ya hemen karşılık verir. İsa Mesih kişiliği özgürleştirir, bireyselliğin görünümü değişir; görünümü değiştiren unsur sevgidir, İsa’ya kişisel adanmışlıktır. Sevgi bir kişiliğin kendini başka bir kişilikle paydaşlık içinde dışa akıtmasıdır.