DÜRTÜYLE YÖNLENDİRİLME
“Kendinizi en kutsal imanınız üzerinde geliştirin.”
Yahuda 20
Rabbimiz’de ne dürtüsellik ne de duygusuz bir soğukkanlılık vardı, yalnızca asla paniğe kapılmayan sakin bir güç vardı. Çoğumuz Hristiyanlığımızı Tanrı’nın çizgisinde değil, mizacımızın çizgisinde geliştiririz. Dürtü doğal yaşamda bir özelliktir, ama Rabbimiz onu her zaman görmezden gelir, çünkü bir öğrencinin yaşamının gelişmesini engeller. Tanrı’nın Ruhu’nun dürtüyü nasıl dizginlediğine dikkat et, O’nun dizginlemeleri benlik bilincinden doğan bir budalalık akını getirir ve bu kendimizi hemen haklı çıkarmak istememize neden olur. Dürtü bir çocukta yerindedir, ama bir erkekte ya da kadında yıkıcıdır; dürtüsel insan her zaman şımartılmış insandır. Dürtü disiplinle sezgiye dönüşecek şekilde eğitilmelidir.
Öğrencilik bütünüyle Tanrı’nın doğaüstü lütfu üzerine kurulur. Dürtüsel gözüpeklik için suyun üzerinde yürümek kolaydır, ama İsa Mesih’in öğrencisi olarak kuru karada yürümek başka bir şeydir. Petrus İsa’ya gitmek için suyun üzerinde yürüdü, ama karada O’nu uzaktan izledi. Krizlere dayanmak için Tanrı’nın lütfuna ihtiyacımız yoktur, insan doğası ve gurur yeterlidir, baskıyla görkemli biçimde yüzleşebiliriz; ama her günün yirmi dört saatini kutsal kişi olarak yaşamak, öğrenci olarak angaryadan geçmek, İsa’nın öğrencisi olarak sıradan, gözlenmeyen, görmezden gelinen bir varoluş sürmek Tanrı’nın doğaüstü lütfunu gerçekten gerektirir. Tanrı için olağanüstü şeyler yapmamız gerektiği içimize işlemiştir; oysa böyle bir zorunluluğumuz yoktur. Olağan şeylerde olağanüstü olmalı, aşağı görülen sokaklarda, aşağı görülen insanlar arasında kutsal olmalıyız, bu beş dakikada öğrenilmez.