Günlük düşünce

KEDER ATEŞLERİNDE KENDİNE KAVUŞMAK

Ne diyeyim? ‘Baba, beni bu saatten kurtar’ mı, diyeyim? Ama ben bu amaçla bu saate geldim. Baba, adını yücelt.

Yuhanna 12:27-29 (R.V.)

Bir kutsal kişi olarak keder ve zorluk karşısındaki tutumum onların önlenmesini istemek değil, Tanrı’nın beni olmam için yarattığı benliği kederin her ateşinden geçerken korumayı istemektir. Rabbimiz keder ateşinde Kendine kavuştu, saatten değil, saatin içinden kurtuldu.

Keder olmaması gerektiğini söyleriz, fakat keder vardır, biz de onun ateşlerinde kendimize kavuşmalıyız. Kederden sıyrılmaya çalışırsak, onu hesaba katmayı[1] reddedersek, aptalız. Keder yaşamdaki en büyük gerçeklerden biridir; kederin olmaması gerektiğini söylemenin yararı yoktur. Günah da keder de acı da vardır, Tanrı’nın bunlara izin vermekle hata ettiğini söylemek bize düşmez.

Keder büyük miktarda sığlığı yakıp yok eder, fakat insanı her zaman daha iyi yapmaz. Acı çekmek ya bana kendimi verir ya da kendimi yok eder. Başarı içinde kendine kavuşamazsın, aklını yitirirsin; tekdüzelik içinde kendine kavuşamazsın, sızlanırsın. Kendini bulmanın yolu keder ateşlerindedir. Neden böyle olması gerektiği ayrı bir meseledir, fakat böyle olduğu hem Kutsal Yazılar’da hem insan deneyiminde gerçektir. Keder ateşlerinden geçip kendine kavuşmuş insanı her zaman tanırsın, sıkıntıda ona gidebileceğinden ve sana ayıracak bol bol zamanı olduğunu göreceğinden eminsindir. Bir insan keder ateşlerinden geçmemişse, küçümsemeye yatkındır, sana ayıracak zamanı yoktur. Keder ateşlerinde kendine kavuşursan, Tanrı seni başka insanlar için besin yapacaktır.

Takvime dön

Her güne Mesih merkezli sakin bir zamanla başlayın.

Abone ol