Günlük düşünce

ORAYA VARMAK

Ardımdan gelin.

Markos 1:17

İsa’ya gelmenin en büyük engellerinden biri mizaç bahanesidir. Mizacımızı ve doğal yakınlıklarımızı İsa’ya gelmemizin önünde engel hâline getiririz. İsa’ya geldiğimizde ilk kavradığımız şey O’nun doğal yakınlıklarımıza hiçbir biçimde aldırış etmediğidir. Armağanlarımızı Tanrı’ya adayabileceğimiz düşüncesindeyiz. Sana ait olmayan şeyi adayamazsın; Tanrı’ya adayabileceğin yalnızca tek şey vardır, o da kendi üzerindeki hakkındır (Romalılar 12:1). Kendi üzerindeki hakkını Tanrı’ya verirsen, O seni kutsal bir deneye dönüştürecektir. Tanrı’nın deneyleri her zaman başarıya ulaşır. Bir kutsal kişinin tek ayırt edici işareti İsa Mesih’e kendini bütünüyle bırakmaktan doğan ahlaki özgünlüktür. Bir kutsal kişinin yaşamında özgün yaşamın bu şaşırtıcı kaynağı sürekli vardır; Tanrı’nın Ruhu sürekli taze kalan, durmadan fışkıran bir su kaynağıdır. Kutsal kişi koşulları tasarlayıp düzenleyenin Tanrı olduğunu kavrar, dolayısıyla sızlanma yoktur, İsa’ya gözü kara bir kendini bırakış vardır. Deneyiminden asla bir ilke çıkarma; Tanrı seninle olduğu kadar başka insanlarla da özgün olsun.

Kendini İsa’ya bütünüyle bırakırsan, O "Gel," dediğinde gelirsen O senin aracılığınla "Gel" demeyi sürdürecektir; yaşama çıkıp Mesih’in çağrısını yeniden yankılayacaksın "Gel." Kendini bütünüyle bırakıp İsa’ya gelen her canda sonuç budur.

İsa’ya geldim mi? Şimdi gelmeye razı mıyım?

Takvime dön

Her güne Mesih merkezli sakin bir zamanla başlayın.

Abone ol