SEVGİNİN KENDİLİĞİNDENLİĞİ
“Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir . . .”
1. Korintliler 13:4-8
Sevgi önceden tasarlanmaz, kendiliğinden doğar, yani, olağanüstü biçimlerde fışkırır. Pavlus’un sevgi sınıflandırmasında matematiksel kesinliğe ait hiçbir şey yoktur. Şöyle diyemeyiz — "Artık kötülük düşünmeyeceğim; her şeye inanacağım." Sevginin ayırt edici özelliği kendiliğindenliğidir. İsa’nın sözlerini bir ölçüt olarak önümüze koymayız; ama O’nun Ruhu içimizde özgürce işlediğinde, farkında olmadan O’nun ölçütüne göre yaşarız, geriye baktığımızda da belirli bir duygunun çıkar gözetmezliğine şaşarız, bu da gerçek sevginin kendiliğindenliğinin orada bulunduğunun kanıtıdır. İçimizdeki Tanrı yaşamıyla ilgili her şeyde, onun doğası ancak geçtikten sonra ayırt edilir.
Sevginin kaynakları bizde değil, Tanrı’dadır. Tanrı’nın sevgisini yüreklerimizde doğal olarak aramak saçmadır, o ancak Kutsal Ruh aracılığıyla yüreklerimize döküldüğünde oradadır.
Tanrı’ya O’nu ne kadar sevdiğimizi kanıtlamaya çalışırsak, bu O’nu sevmediğimizin kesin bir işaretidir. O’na duyduğumuz sevginin kanıtı sevgimizin mutlak kendiliğindenliğidir, sevgi doğal biçimde gelir. Geriye baktığımızda belirli şeyleri neden yaptığımızı söyleyemeyiz, onları O’nun içimizdeki sevgisinin kendiliğindenliğine göre yaptık. Tanrı’nın yaşamı kendini bu kendiliğinden biçimde gösterir çünkü sevginin kaynakları Kutsal Ruh’tadır. (Romalılar 5:5.)