YA HEP YA HİÇ
“Simun Petrus onun Rab olduğunu işitince balıkçı giysisini üzerine geçirdi, . . . ve kendini denize attı.”
Yuhanna 21:7
Her şeyi bilinçli ve kararlı ve gözü kara biçimde bütünüyle bıraktığın bir bunalım yaşadın mı hiç? Bu iradenin bunalımıdır. Dışsal olarak birçok kez eşiğine gelebilirsin, ama bunun hiçbir değeri yoktur. Bütünüyle bırakışın gerçek derin bunalımına dışsal olarak değil, içsel olarak erişilir. Dışsal şeylerden vazgeçmek tam bir tutsaklık içinde bulunmanın belirtisi olabilir.
İradeni bilinçli olarak İsa Mesih’e emanet ettin mi? Bu duygunun değil, iradenin bir işlemidir; duygu yalnız işlemin yaldızlı kenarı[1]dır. Önce duyguya izin verirsen, işlemi hiçbir zaman yapamazsın. İşlemin ne olması gerektiğini Tanrı’ya sorma, gördüğün şeyle ilgili işlemi, ister sığ ister derin yerde olsun yap.
Kabaran dalgaların üzerinde İsa Mesih’in sesini işittiysen, kanaatlerini rüzgâra bırak, tutarlılığını da rüzgâra bırak, ama O’nunla ilişkini koru.