SAPMAZ SORU
“Beni seviyor musun?”
Yuhanna 21:17
Şimdi Petrus hiçbir iddiada bulunmuyor (Krş. Matta 26:33-35). Doğal bireysellik iddiada bulunur ve ilan eder; kişiliğin sevgisi ancak İsa Mesih’in sorusunun açtığı yarayla ortaya çıkar. Petrus İsa’yı her doğal insanın iyi bir insanı sevdiği biçimde seviyordu. Bu mizaca bağlı sevgidir; bireyselliğin derinliklerine kadar inebilir, ama kişinin merkezine dokunmaz. Gerçek sevgi hiçbir şeyi iddia etmez. İsa şöyle dedi — "Beni insanların önünde açıkça kabul eden," yani, sevgisini yalnız sözleriyle değil, yaptığı her şeyle açıkça gösteren.
Kendimiz hakkındaki her aldanıştan canımız yana yana tümüyle sıyrılmadıkça, Tanrı’nın sözü bizde istediği gibi işlemiyor. Tanrı’nın sözü hiçbir günahın asla incitemeyeceği kadar incitir, çünkü günah duyguyu köreltir. Rabbin sorusu duyguyu yoğunlaştırır, sonunda İsa’nın açtığı yara düşünülebilecek en keskin yaraya dönüşür. Bu yalnız doğal biçimde değil derinden kişisel biçimde de can yakar. Rabbin sözü canla ruhu birbirinden ayıracak kadar deler, geriye hiçbir aldanış kalmaz. Rabbin sorusu karşısında duygusallaşmak mümkün değildir; Rab doğrudan sana konuştuğunda hoş sözler söyleyemezsin, yara fazlasıyla dehşetlidir. Öyle bir yaradır ki öteki bütün kaygıları acısıyla hesap dışı bırakır. Rabbin sözü O’nun çocuğuna geldiğinde açtığı yara konusunda asla yanılgı olamaz; fakat yaranın değdiği nokta vahyin büyük noktasıdır.