MİSYONERLİK MÜHİMMATI
“Ben, Rabbiniz ve Efendiniz, ayaklarınızı yıkadıysam, siz de birbirinizin ayaklarını yıkamalısınız.”
Yuhanna 13:14
Fırsat bizi hangi koşullarla kuşatırsa orada hizmet etmek çevremizi seçmek demek değildir, Tanrı’nın bizim için tasarlayıp düzenlediği herhangi rastlantısal bir çevrede özellikle O’na ait olmak demektir. Hemen yakınımızdaki çevrede dışa vurduğumuz nitelikler başka çevrelerde nasıl olacağımızın göstergeleridir.
İsa’nın yaptığı şeyler en sıradan ve en aşağı hizmetler türündendi, bu da en sıradan şeyleri O’nun tarzında yapmak için içimde Tanrı’nın bütün gücünün gerektiğinin göstergesidir. Havluyu O’nun kullandığı gibi kullanabilir miyim? Havlularla tabaklar ve çarıklar, yaşamımızın bütün sıradan ve tatsız şeyleri, hangi malzemeden yapıldığımızı her şeyden daha çabuk açığa çıkarır. En aşağı görevi gerektiği gibi yapmak için Beden Almış Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’nın içimizde bulunması gerekir.
"Size benim size yaptığım gibi yapmanız için bir örnek verdim." Tanrı’nın çevrene getirdiği insanların nasıl olduğuna dikkat et, bunun Tanrı’nın senin O’na karşı nasıl biri olduğunu sana gösterme yolu olduğunu keşfedince mahcup olacaksın. Şimdi, diyor O, o kişiye sana gösterdiğim şeyin aynısını göster.
"Ah," dersin, "bütün bunları yabancı misyon alanına çıktığımda yapacağım." Böyle konuşmak savaş mühimmatını siperlerde üretmeye çalışmaya benzer — bunu yaparken öldürülürsün.
Tanrı’yla birlikte "ikinci mili" gitmeliyiz. Bazılarımız ilk on metrede tükenir, çünkü Tanrı bizi yolu göremediğimiz yere gitmeye zorlar, biz de şöyle deriz — "Büyük bunalıma yaklaşıncaya kadar bekleyeceğim." Küçük yollarda düzenli koşmazsak, bunalımda hiçbir şey yapamayacağız.