RUHSAL ONUR MESELESİ
“Hem Grekler’e, hem barbarlara borçluyum.”
Romalılar 1:14
Pavlus İsa Mesih’e olan borçluluğunun bilinci altında eziliyordu, bunu ifade etmek için kendini tüketti. Pavlus’un yaşamındaki büyük esin İsa Mesih’i ruhsal alacaklısı olarak görmesiydi. Kurtulmamış her can konusunda Mesih’e karşı bu borçluluk bilincini duyuyor muyum? Kutsal kişi olarak yaşamımın ruhsal onuru onlarla ilişkimde Mesih’e olan borcumu yerine getirmektir. Yaşamımın değer taşıyan her zerresini İsa Mesih’in Kurtarışına borçluyum; O’nun Kurtarışını başka yaşamlarda fiilî olarak açığa çıkarmasını sağlayacak bir şey yapıyor muyum? Bunu yalnızca Tanrı’nın Ruhu bu borçluluk bilincini içimde işlediğinde yapabilirim.
İnsanlar arasında üstün biri değil, Rab İsa’nın bağlı kölesi olmalıyım. "Kendinize ait değilsiniz." Pavlus kendini İsa Mesih’e sattı. Şöyle der — İsa’nın Müjdesi yüzünden yeryüzündeki herkese borçluyum; yalnızca mutlak bir köle olmak için özgürüm. Bu ruhsal onur meselesi bir kez kavrandığında yaşamın özelliği budur. Kendin hakkında dua etmeyi bırak ve İsa’nın bağlı kölesi olarak başkaları uğruna kendini tüket. Gerçekte kırılmış ekmek ve dökülmüş şarap hâline getirilmenin anlamı budur.