YAPILABİLECEK EN İYİ İKİNCİ ŞEY
“Arayın, bulacaksınız.”
Luka 11:9
"İstiyorsunuz, ama alamıyorsunuz, çünkü yanlış istiyorsunuz." Tanrı’dan değil de yaşamdan bir şeyler istersen, yanlış istersin, yani, kendini gerçekleştirme arzusundan istersin. Kendini ne kadar çok gerçekleştirirsen Tanrı’yı o kadar az ararsın. "Arayın, bulacaksınız." İşe koyul, ilgi alanlarını bu tek şeye daralt. Tanrı’yı bütün yüreğinle hiç aradın mı, yoksa ahlaki bir nevralji sızısından[1] sonra O’na yalnızca cansız bir ses mi yükselttin? Ara, yoğunlaş, bulacaksın.
"Hey, susayan herkes, sulara gelin." Susadın mı, yoksa kendinden hoşnut bir kayıtsızlık içinde misin — deneyiminden öylesine memnunsun ki artık Tanrı’dan hiçbir şey istemiyor musun? Deneyim bir geçittir, son nokta değildir. İmanını deneyim üzerine kurmaktan sakın, hemen madeni bir tını, yargılayıcı bir tını duyulur. Bulduğun şeyi başka birine asla veremezsin, fakat onda senin bulduğun şeye karşı derin bir sıla özlemi uyandırabilirsin.
"Kapıyı çalın, size açılacaktır." "Tanrı’ya yaklaşın." Çal — kapı kapalıdır, çalarken yüreğin çarpar. "Ellerinizi temizleyin" — biraz daha yüksek sesle çal, kirli olduğunu görmeye başlarsın. "Yüreğinizi arındırın" — bu daha da kişiseldir, şimdi çaresizce ciddisin — her şeyi yapacaksın. "Acı çekin" — iç yaşamının durumu yüzünden Tanrı’nın önünde hiç acı çektin mi? Özacımanın tek bir ipliği bile kalmamıştır, ama olduğun türden bir kişi olduğunu görmekten doğan insanın yüreğini parçalayan şaşkınlık acısı vardır. "Kendini alçalt" — Tanrı’nın kapısını çalmak insanı alçaltan bir iştir — çarmıha gerilmiş hırsızla birlikte çalmalısın. "Kapıyı çalana, açılacaktır."