İSA’NIN YOKSULLAŞTIRILMIŞ HİZMET GÖREVİ
“O hâlde bu diri suyu nereden alıyorsun?”
Yuhanna 4:11
"Kuyu derin" — hem de Samiriyeli kadının bildiğinden çok daha derin! İnsan doğasının, insan yaşamının derinliklerini düşün, içindeki "kuyuların" derinliklerini düşün. İsa’nın hiçbir şey yapamayacağı ölçüde O’nun hizmet görevini yoksullaştırıyor musun? Yüreğinin içinde dibi bulunmayan bir sıkıntı kuyusu olduğunu, İsa’nın gelip — "Yüreğiniz sıkılmasın" dediğini varsay; omuz silkerek, şöyle diyorsun "Ama, Rab, kuyu derin; içinden sakinlik ve teselli çekip çıkaramazsın." Hayır, O bunları yukarıdan aşağı indirecektir. İsa insan doğasının kuyularından hiçbir şey çekip çıkarmaz. Geçmişte O’nun bizim için yapmasına izin verdiğimiz şeyleri hatırlayıp, şu sözlerle İsrail’in Kutsalı’nı sınırlarız, "Elbette Tanrı’nın bunu yapmasını bekleyemem." Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’nın gücünü zorlayan şey İsa’nın öğrencileri olarak O’nun yapacağına inanmamız gereken şeyin ta kendisidir. O’nun her şeye gücü yettiğini unuttuğumuz anda hizmet görevini yoksullaştırırız; yoksullaşma O’nda değil, bizdedir. İsa’ya Tesellici ya da Duygudaş olarak geliriz, fakat O’na Her Şeye Gücü Yeten olarak gelmeyiz.
Bazılarımızın Hristiyanlığın böylesine zavallı örnekleri olmasının nedeni Her Şeye Gücü Yeten Mesih’imizin bulunmamasıdır. Hristiyan niteliklerimiz ve deneyimlerimiz var, fakat İsa Mesih’e bütünüyle bırakış yok. Zor koşullara girdiğimizde, — "Elbette O hiçbir şey yapamaz," diyerek O’nun hizmet görevini yoksullaştırır ve derinliklere inmek için çabalar ve suyu kendimiz almaya çalışırız. Geriye gömülüp — "Bu yapılamaz" demenin verdiği tatminden sakın; İsa’ya bakarsan bunun yapılabileceğini bilirsin. Eksikliğinin kuyusu derindir, fakat çaba göster ve bakışını kendinden ayırıp O’na çevir.